Ayakta Oluşan Nasır Nasıl Geçer?

AYAKTA OLUŞAN NASIR NASIL GEÇER?

Size geçen ay makalemde toplumumuzda sık görülen ve ayaklarda yoğun ağrıya sebep olan nasır probleminin, günümüz toplumuna özgü bir rahatsızlık olmadığını ve eski zamanlardan beri ayakta oluşan doku hasarlarının varlığından bahsetmiştim.

 Bu ayki makalemde,Podolog bakış açısıyla ayakta oluşan nasırlara,sizlerinde yapabileceği, önleyici,koruyucu ve iyileştirici yöntemlerden bahsedeceğim.

-önleyici(ayağınızda nasır yoksa oluşmaması için yapacaklarınız)

- koruyucu (ayağınızda nasır varsa neler yapabileceğiniz)

Yürüme ve koşma gibi fiziksel aktivitelerimizi gerçekleştirdiğimiz organımız olan ayaklarımıza, bu aktiviteler esnasında eşit olmayan yükler biner.

Ayağa binen yüklerde uygunsuz ,sürtünme ve baskının etkileri ile ayak derisinde kızarıklık,su toplanması ve nasır şeklinde doku hasarları kendini gösterir.Dokuda oluşan hasarlar ,genelde ön ayak dediğimiz,parmaklar ve parmaklara yakın olan bölgelerde oluşur. Bunlar; parmak üstleri,parmakların arası ,parmak ucu ile parmakların hemen altında kalan metatars dediğimiz ayağın alt  bölgeleridir.

Ayağında nasır problemi olan kişiler, günlük aktiviteleri esnasında yaşadıkları ağrı sebebi ile çok zorlanır.Kişi ayağında oluşan nasır ağrısını hafifletmek  yada iyileştirmek için bir çok yönteme başvurur.Uygulanan çeşitli yöntemler genelde dokuya daha fazla hasar verdiği ve problemin kaynağı ortadan kaldırılmadığı için ,ayakta oluşan nasır daha derinleştirerek kronik hale gelir ve kişide daha fazla ağrıya neden olan bir probleme dönüşür.

Ayakta ilk hasarı oluşturan en önemli faktör ayağa uygun olmayan çorap kullanımıdır.Ayak boyuna kısa gelen çoraplar parmak ucundan topuğa giydirilirken,özellikle ön ayak eklemini sıkıştırır ve parmakların yamuk durmasına sebep olur.Ayağın yanlış formda duruşu ile ayakkabının iç yüzeyine  büzülmüş parmakların anormal temasının yarattığı baskı ve sürtünmeler,eklem ve dokuda hasara neden olur.

Ayağa ikinci hasarı ise;ayağa uygun olmayan, ayağı çok sıkan yada ayağa  büyük gelen ayakkabı kullanımının yaratığı travmalar sonrası oluşur.Bu nedenle ayak boyunuza uygun çorap ve ayakkabı kullanımı nasır oluşumunun önlenmesinde oldukça önemlidir.

Bununla birlikte haftada 1 kez ayakların ılık tuzlu su da 5-10 dk bekletilmesi,cilt yapısının güçlenmesine yardımcı olacaktır.Yine hergün yada tercihen haftada en az 2-3  kez  su bazlı nemlendirici bir krem ile ayakların nemlendirilmesi cilt  elastikiyetini artırarak nasır oluşumunun önlenmesinde destek olacaktır.(Akşam sürülmesi uygundur)

 Nasır şikayeti olan kişiler,yapacakları uygulamalarla nasır problemlerini  tamamen ortadan kaldıramasalarda ,ağrılarını oldukça azaltabilirler.

  1. Aşamada;öncelikle nasırın olduğu bölge, ayak kuru iken bir törpü yardımı ile çok sert olmayan hareketlerle,canlı dokulara zarar vermeden nasırın oluşturduğu yükseklik törpülenebilir.
  2.  Aşamada ;nasırın olduğu bölge yükten kurtarılmalı,baskı ve sürtünmenin dokuya yaratığı hasarın etkileri azaltılmalıdır.

Bunun için,ortası delik keçeler kullanılabilir(makyaj temizleme pamukları).Keçe,ağrıya neden olan problemli olan bölgeyi koruyacak şekilde yapıştırdıktan sonra orta boşluğuna yumuşatıcı krem sürüp, keçeninkaymasını engellemek için çok sıkmadanüzerini bantlanarak ayakkabının baskı ve sürtünme etkilerini ortadan kaldırabilirsiniz.

Düzenli yapılan uygulamar doğru çorap kullanımı ve ayakkabı formunun düzenlenmesi nasırın neden olduğu ağrıyı azaltırken,nasırın küçülmesine  yada tamamen geçmesine sebep olabilir.

Diyabet hastaları.ayağında kan dolaşım bozukluğu olanlar veya  ayağında duyu kaybı olanlar nasır problemine kendileri herhangi bir uygulama yapmadan önce Doktor yada Podolog  görüşü almalıdır.

Çok sevgili okurlarım bundan sonraki makalemde görüşmek dileği ile,

Podolog Derya ÇOBAN

 

Hastalarımızın iyileşmesine nasıl yardımcı olduğumuzu kendilerinden Google Yorumlar'da okuyun

400'den fazla 5 yıldızlı yorum ile

Podolog Derya Çoban

İtalya ve Almanya'daki podoloji çalışmalarından edindiğim bilgi ve becerileri paylaştığım Derya Çoban Ayak Sağlığı Merkezi'ni kurdum. Aynı zamanda 2008 yılında Podoloji Derneği'ni hayata geçirdim. Podoloji mesleğinin ülkemizde tanınmasını ve akademik bir düzeye sahip olmasını sağlamak ve sağlık hizmetlerinde yeni bir istihdam alanı açmak için çalışmalar gerçekleştirdim. 25 yıldır bu işi yapıyorum ve bilgi ve becerilerimi hastalarımla paylaşmaktan büyük heyecan duyuyorum

Sosyal Medyalarımız